Zeybekler Dünyasına Özgü Söz ve Deyimler

Zeybekler ve Halk Oyunları ile ilgili makaleler
Kullanıcı avatarı
Efe
Yönetici
Yönetici
Mesajlar: 3457
Kayıt: 28 Mar 2008, 18:54
İsim: Cem Bostan
Cinsiyet: Bay
Memleket: Balıkesir
Yaşadığı Şehir: Balıkesir

Zeybekler Dünyasına Özgü Söz ve Deyimler

Mesajgönderen Efe » 31 Ara 2012, 02:29

Zeybeklerin kendi aralarında kullandıkları, kendilerine özgü deyimler, kavram ve sözcükler vardır.Her dönemde başeğmezlik felsefesiyle yaşayan ve yiğitliği, korkusuzluğu, cömertliği elden bırakmayan zeybekler, dünyaya bakışlarını yansıtan birçok deyim ve söz türetmişlerdir.Bu deyim ve sözlerden tespit edebildiğimiz bazı örnekler şunlardır:


    Aba: Zeybeklerin kışın giydiği uzun, geniş ve bol palto.
    Ağalık vermekle, yiğitlik vurmakla olur: Buradaki “vurma”, karşı koyma anlamındadır.Ağalık ise ancak cömertlikle, yoksulları korumakla olur.
    Alıcı kuşun ömrü az olur.
    Al ile avlanmak: Tuzağa düşürülmek, yüze gülüp arkadan vurulmak.
    Azıtma: Topuğundan vurularak zeybeklikten atılan kişi.
    Bu dünyada atın ürkeği, insanın korkağı yaşar: Efe ve zeybeklerin korkusuzluğunu, ölümüne de olsa girdikleri yoldan dönmeyeceklerini, korkakların yaşasa bile saygın olmayacaklarını anlatan bir söz.
    Bulunana paha yetmez: Zeybekler yanında bulunabilen nesnelerin oldukça değerli olduğunu anlatan bir söz.Zeybekler oldukça cömerttir.Üçün beşin hesabını yapmazlar.Yanlarında paranın oulun değeri yoktur.Elleri boldur.Silah, mermi, yiyecek, giyecek ve benzeri gereksinimler için pazarlık yaptıkları görülmemiştir.Ne istenirse ikiletmeden fazlasıyla verirler.Peşinden, “Bulunana paha yetmez” derler.Bu tür “efece” davranışlar kendilerine göre efeliğin şanını yüceltir.
    Çalıkakıcı: Zeybekler arasında, çapulcu , hırsız, namus düşmanı, yolkesen, it, soyguncu takımına verilen isim.
    Çakal: Çalıkakıcılara verilen başka bir isim.
    Çalımlı: Püskürtme ya da yarmaya yönelik, bunaltıcı seri atışlar.
    Dara düşen ya dağa yaslanır, ya beğe yaslanır: Zor duruma düşenlerin güçlü ve mücadele sürdürülebilecek bir yere sığınacağını anlatan söz.
    Dikleme: Havaya yapılan atışlar.
    Dul karı beslemesinden zeybek olmaz: Görgüsü, yol göstericisi olmayanın, yol yordam bilmeyenin kolaylıkla zeybek olmayacağını anlatan bir deyim.
    Efe, efe gibi olmazsa kızanlar arkasından gitmez: Efeler, efelik niteliklerine sahip olmaz ve bunun gereğini yerine getirmezlerse arkasında kimse bulunmaz, anlamında bir deyim.
    Geçirivermek: İhanet edenlerin, ele verenlerin, arkadan vurmaya çalışanların kurşuna dizilerek ortadan kaldırılması eylemi.
    İt derisinden post olmaz, Osmanlıdan dost olmaz.
    Kabalak: Kenarları edel yapılan kır çiçeği şeklinde işlemelerle bezenmiş, tepesi yuvarlak, rengi kırmızı, fes-börk karışımı zeybek başlığına verilen isim.
    Kapaklı: 19. yüzyılda kullanılan bir cins tüfek.Ayrıca Aydın yöresinde ön parçaları üst üste gelen camadanın bir çeşidine de kapaklı denir.
    Kara dinli: İşe yaramaz, güvenilmez, kalleş.
    Karkılık: Zeybekler arasında boyun ve belden vücuda çapraz bağlanan fişekliğe verilen ad.
    Kartal kanadı: Kolları açıldığında kartalın kanadına benzeyen, cepken biçiminde işlemelerle yapılan, açık olan kolları gerektiğinde kopçalarla iliklenerek kol haline getirilebilen bir tür cepken.
    Kayalık: Dizkapağının altına kadar gelen, körüklü, kalın deriden yapılan çizmeye verilen ad.
    Kepenek: Zeybekler tarafından soğuk ve yağmurlu günlerde giyilen ve su geçirmeyen yağmurluğun adı.Kepenek genellikle dövme keçeden yapılır.
    Kepenek altında er yatar.
    Kötünün gölgesi, dalı olmaz: Kötü insandan, hatır gönül bilmeyenden kimseye hayır gelmez, anlamında kullanılan bir söz.
    Kurt bunalırsa köye iner, kul bunalırsa dağa gider: Kurt özellikle kış aylarında aç kaldığında yiyecek bulmak için gerçekten köylere kadar iner.Köy içinde hayvanlara, insanlara bile saldırabilir.Gözü açlık dolayısıyla o kadar kararmıştır.Kul ise sıkıştığı için kendini savunmak amacıyla kaçınılmaz olarak dağa çıkar.Çünkü darda kalındığında dağlar sığınılacak, arka verilecek yerlerdir.Yiğidi ancak oralar kolaylıkla ele vermez, ancak oralar barındırır.
    Kuyruk savurma: Takip esnasında başka bir yön gösterip belli bir noktada ansızın yön değiştirerek takipçilerin tamamıyla ters yöne gitmesini sağlamak.Diğer bir deyimle şaşırtmak, böylelikle rahatça takipten kurtulmak.
    Kütüklük: Kalın gön deriden yapılan ve bele büyük tokalı kemerle bağlanan silahlığa zeybekelr arasında verilen isim.
    Ondakiye: 18. ve 19. yüzyıllarda zeybeklerin Ege Bölgesinde yol üstünde kurdukları kahvehanelerde korunma ve barınma gibi hizmetler karşılığı tüccarlardan aldıkları bir çeşit vergi.
    Osmanlı yiğit basandır.
    Osmanlıya güven olmaz.
    Osmanlı düzde tavşanı araba ile avlar.
    Osmanlı ocak söndürür, yiğit harcar.
    Saldırma: Kulaklı bıçak da denilen bir tür büyük zeybek hançeri.
    Sarıkız: Zeybekler arasında tütüne verilen isim.
    Silkme: Takipçileri şaşırtarak kaçıp kurtulma.
    Yığdırma: Karşı tarafı oyalamya yönelik genellikle yere doğru yapılan atışlar.
    Yiğit duldasında yiğit saklanır: Yiğit, zor duruma düştüğünde ancak bir yiğide güvenebilir, ancak onun yanında korunabilir, anlamında kullanılan bir deyim.
    Yiğit yaşadığı günün hesabını yapmaz.
    Zeybeğin mezarı olmaz.
    Zeybek yatak ölümü göremez.


Kaynak: Zeybeklik ve Zeybekler Tarihi - Ali Haydar Avcı


En son Efe tarafından 31 Ara 2012, 02:29 tarihinde darbelendi.

“Makaleler” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir