Besleme

KARAOVA DÜĞÜNÜ HİKAYESİ

Efelerimiz için yazılmış türkülerimizin sözlerini, hikayelerini paylaşabileceğiniz bölümüz :)

Zeybekoloji.Com Arama Motoru

KARAOVA DÜĞÜNÜ HİKAYESİ

İleti fes17 » 09 Oca 2010, 12:38


KARAOVA DÜĞÜNÜ HİKAYESİ

1925 yılında, Muğla’nın Kafaca Köyünden Hüseyin Hacıgümüş, birinin kendisine sövmesine hazmedemeyince onu kayını Murat’a şikayet ederek öldürmesini istemişti. Murat, eniştesinin isteğine uyarak köy kahvesinde kağıt oynamakta olan bu kişiye yaklaşıp, onun yaptığından dah...a fazla küfürler ederek, ağzını da açtırmış; -“Na böyle küfredilir” diyerek tabancasını boşaltmıştı. Murat bu hadiseden aldığı ağır cezayla Muğla Ağır Cezaevi’nde yatmaktayken bir gün; -“Arkadaşlar, Ramazan geldi. Tutacağınız oruç için masraflar benden” diyerek eniştesi Hüseyin Hacıgümüş’ü çağırtmış; -“Bir hafta sonra Ramazana bir gün kala bana biraz ramazan yiyeceği ve içeceğiyle beş yüz lira para getireceksin” demiş. Hüseyin Hacıgümüş de buna olurunu bildirip, hazırlığını yaparak gelirken, çok sıkılan bir arkadaşını görüp, bir haftalık süreyle ona beş yüz liranın yarısını vermiş ve durumu Murat’a anlatmış, Murat eline aldığı parayı yırtıp yırtıp atmıştı. “Bir daha benim yanıma gelme, eniştem meniştem yok benim” diyerek onu kovmuştu. Bu kovuşun asıl nedeni, babasının eniştesine daha çok mal vermesiydi. Açıkça olmasa bile, onu elinde olmayarak kıskanıyordu. Hüseyin Hacıgümüş kayınının bu hareketine çok üzülmüş, bir daha ona gelmemiştir. Aradan zaman geçmiş, Murat afla hapisten çıkmış, eniştesi Hüseyin Hacıgümüş’le de barışmışlardı. Onlar birgün, Bodrum’un Karaova Nahiyesinin, Çömlekçi köyünden Hacı Musatafa’nın oğlu Veysel Ayhan’ın düğününe aldıkları davete uyarak Kafaca’dan yola çıkmışlardı. Onlar, Milas’a gelince oradaki dostları Süvari Hakkı’ya uğramışlardı. Hakkı onlara; “tabancalarınızı götürmeyin aban bırakın” deyince, onlar da tabancalarını orada bırakmışlar ve düğüne gelmişlerdi. (2) 9 Mart 1944’de (5) Çarşambayı Perşembeye bağlayan akşam Osman Ayhan’ın evinde içki içiyorlardı. Osman Ağa, Hüseyin Hacıgümüş buraya gelsin diye çağırmak üzere, Hüseyin Ata’yı gönderir. O (Hüseyin Hacıgümüş) , “gelen kim?” Der. Osman Efendi, “o bizden” der. Geliş nedenini öğrenince de “Osman buraya kendisi gelsin” Der. Hüseyin Ata, elindeki telli fenerle döner, feneri Osman Ağa’ya verir. Sonra, düğün alanına gelen Hüseyin Hacıgümüş, oradaki çalgıcıyı kolundan tutup, birlikte gelin diye Osman Efendinin evine gönderir. Hüseyin, eniştesini göremeyince de kızmıştır. Eniştesinin gelmekte olduğunu öğrenen Çolak’ın Murat, pehlivanları güreşe çıkartmıştı. Sazköylü pehlivan Körpez Mehmet, ortada çalımlı pehlivan hareketleri yaparken, düğün alanına yeni gelen Hüseyin Hacıgümüş, “Durun arkadaşlar, biz de bir yere oturalım da, güreş o zaman başlasın” der. Hüseyin Ata ortaya kanepe koyarken, yukarıdan inen Murat, sağ eliyle Hüseyin Hacıgümüş’ün yakasını tutarak, sol eliyle de ceketinin yeninden çıkardığı bıçakla eniştesi Hacıgümüş’ü vurmuştur. Karnından ve kasığından yaralanan kanlar içindeki Hacıgümüş, Murat’a; “Ulan alçak, beni buraya vurmak için mi getirdin, ben senin enişten değil miyim?” demişti. Osman ağa ve orada bulunanlar, Hacıgümüş’ü kaldırıp Çakıroğlan’ın (Mehmet Özçakır) evine götürmüşlerdi. Hacıgümüş orada öğürmeye ve kan kusmaya başlamıştı. Onu Muğla’ya götürecek araç için Karaova Nahiye merkezine giden bir kişinin iki saat kadar sonra geç getirdiği bir araçla, Muğla’ya gönderilen Hacıgümüş, sonra ölmüştür. O zaman düğün evinde kalan Murat; -“Arkadaşımın düğününe gelmiştim, düğün bozuldu. Sabahleyin tekrar güreşe başlayalım” demiş. Güreş yapılırken Murat, daha önce orada olan Akif Çavuş tarafından tutuklanıp götürülmüş, bu suçundan da yine aftan yararlanarak kurtulmuştur. (1) Hüseyin Hacıgümüş’ün oğlu, düğünü sırasında, hasta yatmakta olan Murat’ın kapısı önünde kinaye olarak çalgıları çaldırtırken, Murat; -“Ah, ben niden yapmışım bu işi” diye ağlamıştır. (3) Hüseyin Hacıgümüş’ün hem de eniştesi tarafından öldürülmesi olayına çok üzülen Karaova Yeniköy’den Mustafa Bacaksız tarafından da bu türkünün bestesi yapılmıştır.
alıntıdır.
  

Dur yolcu gelip bilmeden bastığın bu toprak bir devrin battığı yerdir

Eğilde kulak ver bu sessiz yığın bir vatan kalbinin attığı yerdir
Kullanıcı avatarı
fes17
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 649
Kayıt: 27 Ağu 2009, 09:52
Yaş: 54
Uyarılma: (0%)
Teşekkür etti: 2327
Teşekkür aldı: 1871
İsim: Hüseyin Armutoğlu
Cinsiyet: Bay
Memleket: Çanakkale
Yaşadığı Şehir: Çanakkale
Oynadığınız Ekip: Ç.Kale Belediye S.K.

4 fes17 isimli üyemize teşekkür edenler.:
aseymen, Efe, erboy, poyraz

Türkü Sözleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron