Besleme

"Güdüşlü'nün Çeşmesi" Türküsü Hikayesi

Efelerimiz için yazılmış türkülerimizin sözlerini, hikayelerini paylaşabileceğiniz bölümüz :)

Zeybekoloji.Com Arama Motoru

"Güdüşlü'nün Çeşmesi" Türküsü Hikayesi

İleti Efe » 31 Ağu 2012, 17:17


Köylülerimizin yaşam tarzında mevcut olan köy pınarından su taşıma işi, ev halkı içinde kadının üzerindedir. Dolayısıyla, köy pınarları kadın ve erkeğin en uygun karşılaşma yerleridir. Aynı şekilde, bu tip türküde de, kız, kendini vefasız aşığı tarafından terkedilmiş olarak gösterir ki, bu kurgu gerçek hayattaki olayların yalnızca bir yansımasıdır. Güdüşlü Köyünün “en meşhur türküsü” diye bilinen “Güdüşlü'nün Çeşmesi” türküsünün yaratılış hikayesi, bu köyde doğup büyüyen Saffet KONCA tarafından şöyle anlatılmaktadır.

“Şimdi çalgıcılar var ya, kadınları, kızları eğlendiriyor; O zamanlarda kadınlar kendi aralarında çalıp eğleniyor. Kadriye YILDIZ diye bir ablamız vardı, Allah rahmet eylesin… Bu türküyü ilk söyleyen o. Elli-altmış sene evvel Kadriye abla, çeşme başındaki köylü kızlarla birlikte eğleşirken, bu türküyü icat eder, etrafındaki kızlarda ona eşlik ederken bu türküyü öğrenirler. Kadriye abla, o maniyi bir makama uyarlayarak söylemiş, Güdüşlü'nün çeşmesi türküsü ortaya çıkmış. Eskiden kızların elbette sevgilileri var, bu türküde çeşme başına su taşımak için toplanan kızların hallerini anlatıyor. Her yörenin kendi türküsü var, onunla eğlenirler. Bu çevrenin düğünlerinde de bu türküyü çok söylerler; kadınlar bu türküyü hem söyler, hem de oynarlar. Eskiden kendi aralarında oynarlardı, en çok oynadıkları Güdüşlü'nün Çeşmesi olurdu…”

“Aydın yöresinde mahalli halk müziği sanatçısı olarak tanınan ve yöre müziğinin hem derleyicileri, hem de icracıları arasında önemli bir yeri olan Emin TENEKECİ de, türkünün yaratılış/yakılış bağlamını şöyle açıklıyor.Kadınlar arasında yapılan eğlencelerde, düğünlerde kadınlar tarafından darbuka eşliğinde söylenip, oynanan bu türküde, çeşmesi bol olan Güdüşlü Köyündeki çeşmelerden birinin başında geçen bir aşk olayı anlatılıyor. Henüz imar işlerinin, su şebekesinin ve elektriğin olmadığı o dönemlerde evlerin su ihtiyacı kuyulardan veya bazı çeşmelerden gideriliyordu. Çeşme başlarında ise, çoğunlukla su getirme işiyle görevli genç kızlar ve oğlanlar bulunuyor. Su doldurmayı beklerken buralardaki kızlar ve oğlanlar birbirleriyle şakalaşıyor. Kız oğlanla şakalaşırken, sonunda gönlünü kaptırıyor. Bu türkünün devamında kızın, aşık olduğu oğlanı bekleyişi anlatılıyor.”

Söz konusu türkü hakkında burada zihnimizde şu soru beliriyor; türküde bu tema, bu tip türkülerdeki bir kurgudan mı ibarettir?



Güdüşlü Köyünün içindeki sayısız çeşme yanında, köyün girişinde, oranın sembolü haline gelmiş, özene-bezene yapılmış bir çeşme bulunmaktadır. Güdüşlü Köylüsü, köylerinin, en çok da kendilerine ait bu türkü ile tanındığını kabul ediyor, o köyden olmayan çevre halkı da genellikle, onları türküleriyle tanıyorlar. Çeşmelerin türkü geleneği, geleneğin de çeşmelere yaklaşımı/bakışı etkilemesi, onu bir sembol olarak seçmeyi sağlaması muhtemeldir. Türkiye'nin çeşitli yörelerinden daha önce derlenmiş türkü metinleri incelendiğinde çeşme başında, pınar başında veya havuz başında söylenen türkülerin bir kısmında, gerçekten de “vefasız aşık” temasının mevcut olduğu söylenebilir. Türküler

bir topluluğun gerçek duygularını ve fikirlerini keşfetmemize yardımcı olur. Onlar Sosyolojik değerlere dair pek çok bilgi verirler. Bir halkın, yaşadığı çağa ait gizli duyguları, daima onların türkülerinde ifadesini bulur. Türküler halk tarafından yaygın olarak benimsenen duyguların ve inançların güvenilir bir yansımasıdır.
Genellikle türkülerin sözlerinde övgü, pişmanlık, acı gibi tutumlara karşılık, ezginin yapısı bu durumu yansıtmayabilir. “Güdüşlü'nün Çeşmesi” türküsünde de benzer bir durum ile karşı karşıyayız. Sevdiği erkeke askere gidince, terk edildiği için pişmanlık içinde ağlayan bir genç kızın duyguları anlatılırken, bu sözlere eşlik eden ezgi, kadınların en kıvrak oyun havalarından biri olabiliyor. Genel olarak halk müziğinde sıkça rastlanan bu olgu pek çok etkenden kaynaklanır. Burada ilk akla gelen etkenlerden birincisi, folklorun eğlence işlevi; ikincisi ise, yerellik özelliğidir. Yöre halkının müzik geleneğinde işitmeye alıştığı ritim ne ise, türkülerin ezgilerinin de bu ritme uygun yapılara bürünmesi ve öylece yaşamını sürdürmesi son derece doğaldır. Türkülerde hem sevgiliye övgü, hem de pişmanlık sezilmektedir. Buradaki pişmanlık vefasız bir gence gönül vermekten kaynaklanır. Ancak, bu türkülerin çoğu kadın oyun havaları olarak icra edildiğinden müzikal açıdan coşkuludur.

KAYNAK : Doç.Dr.Gülay MİRZAOĞLU.(2003)Güdüşlü'nün Çeşmesi Bir Türkünün Yaratılış Hikayesi Bağlamında Tema, İcra Ve Müzikal Yapı Türkbilig Dergisi, Türkoloji Araştırmaları,2003/5:86-93. Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi.
  



Son güncel tutan Efe, 31 Ağu 2012, 17:17.
Forum Kuralları: Lütfen Forum Kuralları'nı gözden geçiriniz.

Zeybekler: Facebook Zeybekler Sayfası


Lütfen Teşekkür Et butonu kullanımına özen gösteriniz.

Kullanıcı avatarı
Efe
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 3320
Kayıt: 28 Mar 2008, 18:54
Yaş: 25
Uyarılma: (0%)
Teşekkür etti: 4889
Teşekkür aldı: 8624
İsim: Ćém Bőś.
Cinsiyet: Bay
Memleket: Balıkesir
Yaşadığı Şehir: Balıkesir

5 Efe isimli üyemize teşekkür edenler.:
Misafir, fes17, fts, zeybekler10

  • Benzer konular
    Cevap
    Gösterim
    Yazan

Türkü Sözleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir