Muğla "Kendi" Kına Havasını, Unutmamalıydı

Muğla Yöresi Hakkında

Moderatör: HaLiL Efe

Kullanıcı avatarı
aseymen
Yönetici
Yönetici
Mesajlar: 1536
Kayıt: 03 Haz 2008, 22:59
İsim: Kadir F. Dansman
Cinsiyet: Bay
Memleket: Ankara
Yaşadığı Şehir: İstanbul

Muğla "Kendi" Kına Havasını, Unutmamalıydı

Mesajgönderen aseymen » 02 Eki 2010, 23:25

“Geleneği”, yok olmuş ya da, kaybolmuş değil.. Hele, terk edilmiş, hiç değil..(50) yıl önce de aynı gelenek vardı..(40) yıl önce de..Dün de.. Bu günde.. Sürüyor ve sürdürülüyor..Yani o, aynen devam ediyor..İnsanlar, yine, aynı gök kubbenin altında yaşıyorlar.. Yine, aynı havayı soluyorlar.. Muğla, (50) yıl önce de aynı yerdeydi, bu günde.. O, başka bir yere taşınmış da değil..Onu demek istiyorum..Yine, belli mekanlarda, bir araya geliniyor..Anne ve babalar, çocuklarını evlendirirken.. Yine, yakınları ve dostları arasında, onları , “dünya evine” uğurlamadan önce yaptıkları.. Ve adına, “düğün” dediğimiz – çocukluğumuzda, çünkü bize böyle öğretildi-, o, sazlı sözlü oyunlu eğlenceleri.. Tıpkı, bundan (50) yıl öncesindeki gibi, bu gün de yapıyorlar..Yine, “Çalgılar, çalgıcılar” tutuluyor..Dileyen, düğünden önce, ya da, düğün sırasında, tıpkı günümüzden, (50) yıl öncesinde olduğu gibi.. Maddi olanakları ölçüsünde, konuklarının önlerine, yine aynı çeşit yemekleri, onları da hiç değiştirmeksizin–ki; “keşkek”, bunların en başında gelir, belki bir eksik ya da iki fazlasıyla- koymanın, kısacası, dostlarını ve sevdiklerini ağırlamanın tadına, mutluluğuna bu günde varıyorlar..Hiç bir şey, “unutulmuş değil”..Hiç birinden vazgeçilmiş değil.. Her şey eskisi gibi, eksiksiz.. Hatta, biraz önce söylediğim gibi, fazlasıyla bile yapılabiliyor günümüzde.. Yani, “Düğün geleneği”, (50) değil, belki de (100) yıl öncesinin “Hassasiyeti ile aynen korunuyor” Muğla’da.. Tıpkı, büyükbabadan, babadan görüldüğü ve onlardan öğrenildiği gibi.. Ama..Sıra, tam, geline, “Kına yakmaya” geldiğinde… “Çalgıcının çaldığı kına havası, Muğla’nın kına havası değil !?” O değişmiş, yahut değiştirilmiş, ya da, ondan vazgeçilmiş..O, başka bir şey… O, “Bambaşka bir şey!?!”.. İşte.. Bunu anlamak, mümkün değil… Hemen, herkese ve tüm ilgililere, bu köşeden soruyorum : “NEDEN?...Ne oldu, Muğla’nın kendi Kına Havasına?..” Bir kere… Çalınan ezgi, zaten Muğla’ya ait değil..Hadi onu, bir tarafa koyalım.. O, yurdumuzda, bir yöremizin.. Konusu, “aşk” olan bir türküsü ..O, bir “kına” havası değil ki?.. Kına havaları da, halk türküleridir ama, “Aşk türküsü” ile, “Kına havası” nın ilgisi ne? Ne alakası var? Yaklaşık (15) yıldır.. Muğla da, davetli olarak katıldığım (Muğla’ya yeniden döndüğüm yıl, 1996 yılıdır) bütün düğünlerde.. Daha, ne bir düğün sahibinden.. Ne de, davetlilerin birinden ( Burada, “davetli” derken, düğün sahiplerinin kendi yakınlarını kastediyorum ) olsun, bir, “Çıt” çıktığını..”Siz, ne çalıyorsunuz? ” denildiğini.. Bu güne değin, hiç, ama hiç rastlamadım…Doğrusu, bunun nedenini de, -eğer varsa, ki; onu bilemem-, sırrını da, hala çözebilmiş, hala anlayabilmiş değilim..Ve yıllar süren bu suskunluğumu, bir tarafa bırakıp.. Bu konuya değinmenin, “Zamanı geldi, hatta geçiyor bile”, diyerek.. Daha fazla beklemenin de, “Beyhude” olacağını düşünüp, bu haftaki yazımda, bu konuyu ele almanın, yerinde olacağını düşündüm…
Değerli okurlarım,
Muğla… Benim, doğup büyüdüğüm.. İlk, orta ve lise eğitimimi de, “içinde” tamamladığım memleketim..Önce, bu bilgileri, sizlere vermeliyim, bunlar önemli çünkü..Musikiye, doğuştan yatkın, biri olduğum için de, belli yaşlardan başlayarak, (Öyle sanıyorum bu, herhalde 11 ya da, 12 yaşlarıma karşı gelir) yüksek öğrenimim nedeniyle, Muğla’dan ayrıldığım, 1968 yılına gelinceye değin, ben ve bazı mahalle arkadaşlarımın, Muğla içinde..Onun, bütün mahallelerinde, gitmediğimiz “Düğün Evi”, kalmazdı..Bizler, o çağlardaki her genç gibi, Muğla düğünlerinin, deyim yerindeyse, değişmez “davetsiz misafirleri” gibiydik..Arkadaşlarımızla gittiğimiz, bütün o düğünlerde, benim, gözüm de kulağım da, hep, aynı yerde olurdu : “Çalgılarda ve çalgıcılarda”..Ve tabii.. “Onların çaldıklarında”…Kısacası, ben, düğünlere, sırf bunun için, yani, çalgıcılarımız ve onları dinlemek için giderdim.. Gitmiş olduğumuz o düğün evi, eğer, bir “Kız evi” ise, geline kına yakılacağı zaman, müzik değişir.. “Muğla Kına Havası” çalınıp, o söylenmeye başlardı..”Kına yakma” töreni bitinceye değin de o müzik, tekrar ederdi..O yıllarda, onu, herhalde çok dinlediğim ve doğru olarak dinlemiş olduğum için olmalı ki, - gerçekten, o düğünleri yapan, o dönemin çalgıcı büyüklerimiz de, onu, güzel çalıp söylerlerdi. Hepsine, Tanrıdan rahmet diliyorum..- belleğimde, “iyice yer etmiş”, Muğla Halk ezgilerinin en başında, bu gün bile, ilk önce, “Muğla Kına Havası” gelir..Bunu da, yeri geldiği için, burada itiraf ediyorum..
Sözün özü; Ben, şunu söylemek istiyorum :
Günümüz de yapılan Muğla Düğünlerinde, Muğla Kına Havasının çalınmamasının nedenleri, şunlar ya da bunlar, olabilir. Burada onlara girmenin, bir yararı olacağını sanmıyorum. Tek söyleyebileceğim.. Onun, - herhalde unutulmuş olduğu için - çalınmıyor olduğudur.. Eğer, o, unutulduğu için çalınmıyor ise – gerçekten çok yazık… Bunu da, burada, üzülerek ifade etmeden, ne yazık ki geçemeyeceğim..Ancak;
Tüm ilgililerin…Tabiî ki en başta, hemşerilerimin… Yararlanabilmeleri.. Ve onların, onu, yeniden hatırlayabilmeleri hususunda, belki, karınca kararınca, bir katkım olabilir düşüncesiyle.. Muğla Kına Havasının” ( *Benim belleğimde yer etmiş olan haliyle –ki; o, en doğrusu olmasa bile, hiç olmazsa, ona en yakın olandır) “Doğru sözleri ile melodisini”, kısacası, onun “Notası”nı, titiz bir çalışmanın sonucunda, yeniden yazmış ve hazırlamış bulunuyorum..Bu çalışmamın, insanımıza, gerçekten yararlı olabildiğini.. “Muğla Kına Havasının”, yeniden, “Muğla düğünlerinde çalınmaya başladığını” görmek.. En başta, -bunu bütün içtenliğimle söylüyorum- inanın..Beni sevindirecektir..Çünkü, Muğla Kına havası, hem Musıkimizin en güzel makamlarından biri olan, “Hicaz” makamında yakılmıştır. Ve hem de, Türk Halk Müziğimizin, en güzel Kına Havalarının başında gelir..Onu; tıpkı, geçmiş, onlu, yirmili, ellili yıllardaki gibi, yeniden, düğünlerimizin ”Vazgeçilmezi ve baş tacı” yapmak.. Sadece, ama sadece bizlere bağlı.. Ve bu, inanın, o kadar zor değil..Zaten, melodisi olsun , kimi sözleri olsun, “kırık dökük” de olsa, insanlarımızın çoğunda, ( bugünkü genç kuşaklar ve çocuklarımız, tabii ki onu hiç bilmezler ) -hiç kuşkusuz, düğünlerimizi yapan, çalgıcı dostlarımızda da- vardır..Tek yapmamız gereken; “Bizim, sadece.. ONU İSTEMEMİZ”.. Her şey, göstereceğimiz, birazcık çabaya, birazcık gayrete ve özene bağlı.. Bu çabanın da, bu özenin de gösterilmesi gerektiğine, ben, yürekten inanıyorum..Çünkü, buna, gerçekten büyük ihtiyaç vardır. Muğla’ya da bu yakışır zaten..Sözün özü; Muğla Düğünlerine, “Muğla’nın”, kendi “Kına Havası” yakışır..Bunu, hiçbirimiz unutmamalıyız..

Yazan :Ünal Türköz
Koç gibi meydanlarda dönenlerdeniz
Biz vatan uğruna ölenlerdeniz

acsev2003
Yatak
Yatak
Mesajlar: 81
Kayıt: 26 Haz 2010, 10:55
İsim: Ali Sev
Cinsiyet: Bay

Re: MUĞLA… “KENDİ” KINA HAVASINI, UNUTMAMALIYDI…

Mesajgönderen acsev2003 » 03 Eki 2010, 13:50

Makalede geçmiyor ama söylenen kesin "Yüksek yüksek tepelere" dir. Neredeyse her bölgede kına gecelerinde söylenir oldu, sanki yörenin kına havası yokmuş gibi..
Muğla ve diğer batı illerimizde kadının sosyal statüsü ön planda olduğundan kadın oyunları, kına havaları yönünden zenginlik vardır. Başka yöreden ithal edilmesine gerek yok.

Kullanıcı avatarı
EfE-MugLa
Yatak
Yatak
Mesajlar: 28
Kayıt: 22 Eki 2009, 05:16
İsim: Kuzey UYGUN
Cinsiyet: Bay
Oynadığınız Ekip: MUFAD

Re: MUĞLA… “KENDİ” KINA HAVASINI, UNUTMAMALIYDI…

Mesajgönderen EfE-MugLa » 04 Eki 2010, 15:48

Elit kesim düğünlerinde pek fazla çalınmasada , Muğla'da gittiğim birçok düğünlerde , kendim şahidim bu ezgi çalınır ( eğer bahsedilen "yüksek yüksek tepelere" ise ) , zaten Muğla'nın kendi özündeki çalgıcıların , söz konusu kınaysa ,akıllarına bu kına havasından başkası gelmez..tabiri caizse elleri başka ezgi çalmaz ..Ancak makalenin Muğla'yı tanımıyanlar açısından pek hoş olmadığı taraftarıyım.Başlığından son noktasına kadar ,özünü kaybetmiş , gelenek göreneklerinden vazgeçilmiş ve git gide kötüye kaçan bir toplum olarak yansıtılmıs..Halbuki bu kesinlikle böyle değil , ben kendi açımdan söylüyorum ; eskilere gittiğim , o pahabiçilmez kültür mirasının a dan z ye kadar kokusunu duydugum tek yer düğünlerimizdir, çünkü özünü aynen yansıtır..saygılar

Kullanıcı avatarı
paguass
Baş Zeybek
Baş Zeybek
Mesajlar: 645
Kayıt: 25 Ağu 2009, 13:07
İsim: Hasan Türken
Cinsiyet: Bay
Memleket: İzmir
Yaşadığı Şehir: İzmir

Re: MUĞLA… “KENDİ” KINA HAVASINI, UNUTMAMALIYDI…

Mesajgönderen paguass » 01 Ara 2010, 23:54

delbekçi teyzelerden defalarca dinlediğim bir kına havası vardı altın tabakta kına karılıyor diye bir kına havası nefis bir ezgisi vardı hala ezgi dağarcığımda ...

Kullanıcı avatarı
HaLiL Efe
Yönetici
Yönetici
Mesajlar: 209
Kayıt: 09 Mar 2009, 05:11
İsim: Halil Altin
Cinsiyet: Bay

Re: MUĞLA… “KENDİ” KINA HAVASINI, UNUTMAMALIYDI…

Mesajgönderen HaLiL Efe » 04 Ara 2010, 14:40

ünal bey güzel bir yazı ile önemli bir konuya değinmiş ama bence yaptığı çalışmada hem yöntem açısından hem de bilgi açısından eksiklikler var...
şöyle ki arkadaşımızın da dediği gibi yöremizde kına havaları fazlasıyla var yani tek bir "muğla kına havası" yok. o yüzden de hangi türküyü artık unuttuğumuzu ve yerine hangi türküyü kullandığımızı açıkça belirtmeli idi. eğer dediği gibi ortaklaşa bir çalışma ile eski ve kendimizin olan türkümüzü geri kazanabilelim istiyorsa...

muğlamız hem egeli hem akdenizli olduğu için kuzey güney hattında kültür çok değişiklik gösteriyor...ortaca - köyceğiz - fethiye özelinde inceleyecek olursak hala kına gecelerinde kına havaları çalınıyor. bunlardan bazıları türkmen kızı, hasan hocamın da dediği gibi altın tas içinde, getirin kına yakalım, pazarda bal var ve kına havası olmasa da çokça çalınıp söylenen sarıca da buğday...
bilgilerinize...
“ULUSAL OYUNLARIMIZI ÖĞRENMEK BİR ŞEREF, ÖĞRETMEK İSE KUTSALLIK KAZANDIRMAKTIR.”


M.KEMAL ATATÜRK

Kullanıcı avatarı
Alagözoğlu
Kızan
Kızan
Mesajlar: 127
Kayıt: 17 Şub 2010, 14:34
İsim: Mahmut
Cinsiyet: Bay
Memleket: Aydın
Yaşadığı Şehir: İstanbul
Oynadığınız Ekip: Maltepe H.E.M.ZEYBEK

Re: MUĞLA… “KENDİ” KINA HAVASINI, UNUTMAMALIYDI…

Mesajgönderen Alagözoğlu » 22 Nis 2013, 14:35

ALTIN TAS İÇİNDE GINAM GARILDI
Yöre: Muğla / Fethiye
TRT Repertuar No: 03670
Kaynak Kişi: H.Çelik-Y.Güven-A.Hancıoğlu-N.Demir
Derleyen: Sümer Ezgü
Notaya Alan: Sümer Ezgü

Altın tas içinde gınam garıldı ya oy , garıldı ya oy ,
Gümüş darağıyla zülfüm darandı ya oy ,
A beyler alnım yazısı buyumuş ya oy aman aman.

Çınarım çınarım benim çınarım ya oy , çınarım ya oy ,
Yüreğime ateş düştü yanarım ya oy ,
Ben anamı can yürekten severim ya oy aman aman.

Şu görünen anam gilin dağları oy , dağları oy ,
Eridi ya ciğerimin yağları ya oy ,
Yıkılası gurbet elin köyleri oy aman aman.

Susuz derelerde kavak biter mi ya oy , biter mi ya oy ,
Oğlansız yerlerde duman tüter mi ya oy ,
Beş gız bir oğlan yerini dutar mı ya oy aman aman.
-----------------------------------------------------------------

Bu türküyü dinlemek isterdim ama " albümü yok " şeklinde belirtiliyor.
Belki yerel sanatçıların repertuarlarında yer alıyordur.

Selamlar ;
Çakırcalı Efe ! Yol ver geçelim , yaban değiliz..!

Kullanıcı avatarı
kokcuff
Müdavim
Müdavim
Mesajlar: 2
Kayıt: 26 Mar 2011, 10:45
İsim: f.fisun gökduman kökcü-kokcuffgk
Cinsiyet: Bayan
Memleket: Muğla
Yaşadığı Şehir: Muğla

Re: Muğla "Kendi" Kına Havasını, Unutmamalıydı

Mesajgönderen kokcuff » 10 Eki 2017, 09:29

https://www.youtube.com/watch?v=GNR4Bov_5sQ

altın das içinde gınam garılıyoru/muğla-fethiye


“Muğla Yöresi” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir