Maraş İşi Sırma İşlemeciliği

Zeybek, Seymen, Delibaş ve Başıbozukların, giyim kuşam ve aksesuarlarına dair herşey.

Moderatörler: Başıbozuk, YörükEfe

Kullanıcı avatarı
fes17
Yönetici
Yönetici
Mesajlar: 654
Kayıt: 27 Ağu 2009, 09:52
İsim: Hüseyin Armutoğlu
Cinsiyet: Bay
Memleket: Çanakkale
Yaşadığı Şehir: Çanakkale
Oynadığınız Ekip: Ç.Kale Belediye S.K.

Maraş İşi Sırma İşlemeciliği

Mesajgönderen fes17 » 26 Eki 2010, 17:40

Sim sırma işlemeciliği MaraşŸ işi, dival işi, mukavva işi, bastırma işi ve tepebaşı gibi isimlerle bilinmesine karşın orijinal kökeni KahramanmaraşŸ olduğundan ve en çok bu ilde yapıldığından tüm dünyada MaraşŸ işi olarak bilinmektedir. Sim sırma işi tersi ile yüzü farklı görüntüde olan, altın ve gümüşŸ renkte sim ve sırma kullanılarak yapılan tek yüzlü bir işleme sanatıdır.
Tarihçesi: Bu orijinal işŸlemenin tarihi Selçuklular devrine kadar uzanır. Her ne kadar bazı kaynaklarda Arap Yarım adasından geldiği bildirilmekte ise de kullanılan desen ve motifler bunun öz bir Türk el sanatı olduğunu göstermektedir. Sırmacılık önceleri saraçlar tarafından yapılırdı. Selçukluların dağŸılmasından sonra ortaya çıkan beyliklerden Dulkadiroğlu Beyliğinin merkezi Maraş, Elbistan ve çevresi idi. Bu dönemde Osmanlı sarayına gelin giden DulkadiroğŸlu Beyinin kızı Emine Hatun€un çeyizleri arasında bulunan sırma işleri saray çevresinin dikkatini çekmiş ve çok beğenilmiştir. Bundan sonra Fatih Sultan Mehmet’e gelin giden Dulkadiroğlu Beyinin kızı Sıddi Mükrime Hatunun çeyizleri arasında 40 katır yükü çeşitli sırma işlerinin olması bu Türk el sanatının Rumeliye geçmesine yol açmıştır. Bu tarihten sonra Osmanlı Türk sanatında önemli bir yer tutan sırma işlemeciliği saraçlıktan ayrı özel bir sanat dalı haline gelmiştir. Osmanlı sarayına Maraştan giden bu iki gelinden sonra sırma işlerinin zengin aile kızlarının çeyizleri arasında bulunması gelenek halini almış, hatta bu durum köylere ve aşiretlere kadar yayılmıştır. Köylerde gelin olacak kızlara sırma işlemeli fes alınıp takılması karşılıklı anlaşma şartı olup başlık parasından daha önemli bir yer tutmuştur.

Kullanım alanları: önceleri, evrak çantası, cüz kesesi, kahve ibriği torbası, nihaleler, terlik, pabuç, yatak örtüleri, bindallılar, gelinlikler, perdeler, divan örtüsü vb. eşŸyalarda kullanılırdı. Günümüzde ise, oda takımların, masa örtüleri, panolar, kırlentler, sehpa takımları, kutular, seccadeler, yatak örtüleri, albüm kapakları gibi ürünlerde; dışŸ giyim de gece ve abiye kıyafetlerde, fantezi kıyafetlerde; iç giyimde gecelik, sabahlık vb. çanta, fular, etol, ayakkabı, terlik, broş, küpe, kemer, mendil, şal gibi giyim aksesuarlarında kullanılmaktadır. Eskiden kullanılmakta olan bindallı elbiseler günümüzde de düğün ve kına geceleri gibi özel günlerde halen kullanılmaktadır. Söz konusu bu orijinal Türk el sanatının gelecek nesillere aktarılması ve sürdürülebilir olması için günümüzde Üniversitelerin Meslek Yüksek okullarında ve Kız Meslek Liselerinde Sim Sırma İşlemeciliği bölümleri açılmakta ve Halk EğŸitim Müdürlüğü tarafından açılan kurslarda usta öğŸreticiler tarafından sim sırma işlemeciliği yaptırılmaktadır.
Kullanılan araç gereçler: Cülde, makaralık, askı, makat, biz, möhlike, Gereçler; Sim, sırma, çamaşır ipeği, balmumu, çiriş, solüsyon, uhu, tırtıl, kurt, kumaş, astar kumaş, nakışŸ ipliği, beyaz karton, gri karton, çimento kağıdı(Graft kağŸıdı), sarı karton, beyaz sabun, çeşitli pul ve boncuklar, silgi, çıkrık, çekiç, dikişŸ iğnesi, toplu iğŸne, büyük makas

marasisi3.JPG
Yapılışı: Kadife ve saten üzerine kösele kağıdı alınıp desen çizilir. Çizilen desenler mühlike ile oyularak çıkartılır. Daha sonra kadife üzerine yapıştırılır. Desenin altı özel olarak hazırlanan karton ile kabartılıp cülde adı verilen özel tezgaha yerleştirilir. Cülde tezgahı üstünde çok katlı (3, 5 ve 7 kat) sırma veya sim ile alttan mumlanmışŸ iplikle karşŸılıklı tutturularak işlenir.
Kullanılan teknikler:
a) Sarma: Düz sarma, verev sarma, yarmalı sarma, kabartma sarma, delikli sarma
b) Pesent: Düz pesent, verev pesent
c) Balık sırtı
d) Hasır iğne
e) Aplike
f) Taç (kenar çalışŸması)
Dur yolcu gelip bilmeden bastığın bu toprak bir devrin battığı yerdir

Eğilde kulak ver bu sessiz yığın bir vatan kalbinin attığı yerdir

“Zeybek Giyim Kuşamı Silahlar Ve Silahlık Düzeni” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir