MANAV-YÖRÜK FARKLILAŞMASI VE HER YÖNDEN İNCELENMESİ

Balıkesir Yöresi Hakkında
ressamerdinc
Baş Zeybek
Baş Zeybek
Mesajlar: 775
Kayıt: 26 Eyl 2009, 23:39
İsim: Erdinç Çolak
Cinsiyet: Bay
Memleket: Balıkesir
İletişim:

MANAV-YÖRÜK FARKLILAŞMASI VE HER YÖNDEN İNCELENMESİ

Mesajgönderen ressamerdinc » 28 Eki 2010, 20:48

Öncelikle, bu yazıyı şu sıralar kafalarda oluşan soru işaretlerine cevap olsun diye yazdığımı belirtmeliyim.Eskiden bu yana bu ayrım yerel anlamda tartışılagelir,şakalar yapılır bazen de ciddi boyuta varır.Karşılıklı önyargılara dayanan bir şeydir bu aslında.Amacım yanlış bilinenleri doğrusuyla değiştirmek,bilinmeyenleri bilinir kılmak...

Türkmen oymakları Anadolu'ya ilk geldiğinde hepsi konar-göçerdir.Kalabalık hayvan sürülerine sahiptirler ve atlıdırlar.Gruplaşmalar olur ve bölgelere göre beylikler kurulur.Her beyliğe bir merkez şehir-kasaba seçilir; ancak konar göçerlikle yönetim kolay değildir.Yerleşik hayata geçilir.Beylerle birlikte yakın aileler,askerler ve aileleri de yerleşik hayata geçer.Beylere çok bağlı obalar da yerleşikleşir.

Osmanlı Devleti'nin kurucusu Kayı-Karakeçililer de has yörüktür ama belli bir merkez tutmak gereklidir.Söğüt'e yerleşilir.Bir süre ata yaşamı konar,göçerlik devam ettirilir.Domaniç-Söğüt arasında gidilir gelinir.Sonrasında konup-göçme bırakılır.Yerleşik olunur.Bey ve ailesi yerleşince halk takımı da onları izler.Çevresine,yakınına yerleşir.Onların yaptığına uyar.

Ancak boylar,aşiretler,obalar bu konuda ikiye ayrılır.Büyük bir toplumsal çeşitlenme,ayrışma ortaya çıkar.Aynı aşiretler arasında bile bölünmeler olur.Aşiretin bir kısmı yerleşik hayata geçer,köylere kasabalara yerleşir.Bazı obalar da inat eder ve "ATALARIMIZDAN ÖĞRENDİĞİMİZ YAŞAMI TERK Mİ EDECEĞİZ.HRİSTİYANLAR,RUMLAR GİBİ ŞEHİRLERDE,KASABALARDA MI YAŞAYACAĞIZ?ÇİÇEKLİ YAYLALARDAN UZAK KALAMAYIZ.EKİP BİÇMEK DE NE!YERLEŞİRSEK HRİSTİYANLARA ÖZENİRİZ,ONLAR GİBİ YAŞAR,KAFİR OLURUZ." deyip yürümeye,yörük olmaya devam eder.yerleşiklere de "YATUK , YATIK" derler.Bu biraz argodur.Aşağılayıcı,küçümseyicidir.Yatın kalın yerinizde gibi...

Ayrışma başlar.Yerleşenler tarla-bahçeyi öğrenir.Ekip biçmeye başlar.Yörükler de zaman zaman yayladan indiğinde yerleşiklerden parayla,takas usulüyle meyve satın alır.Zamanla yerleşiklere "MANAV" lakabı takılır.Hatta bir oymağın adı "MANAVLU TÜRKMENİ" olur.Kendilerini manavlardan ayırmak için de "BİZ YÖRÜĞÜZ."derler.

Yörükler kalabalık sürüleriyle başına buyruk,hesapsız dağlarda gezer.İstediği yerde kalır,istediği yere gider.Devlete vergi ve hesap vermez.Durum iyidir ama kalabalıklaşan yörük nüfusu zamanla başa dert olmaya başlar.Hepsi de dağ insanıdır.Hesap vermez.Kendi kuralını kendi koyar.Devlet önemli otorite değildir onlar için.En öneli otorite yörük beyidir.

Göç zamanı kalabalık yörük sürüleri manav köylerinin yakınından geçer.Kışlaklar manav köylerine,ovalara yakındır çünkü...Sürüler manav köylüsünün ekip-biçtiği özenerek baktığı,yılların emeği tarlalara,avlulara,çitlere,ürünlere zarar verir.Çeşmelerdeki suyu kirletir,bitirir.Yörük ise hesap vermeden gider.Ya da hesap soran yerleşik kardeşleriyle arada kavga çıkar.Manav yörüğe "Dağlı!" , "Yabani!" "Yörük işte!" der.Yörük de aşağı kalmaz ve olanca hınçla: "Yatık!" , "Gavur gibi yaşayan!" , "Gavur !" "Rum Gavuru" gibi yakıştırmaları sıralar.Gerçekten öyle olduğundan değil,bir hınçla söyleniveren şeylerdir.Manavlar çok zaman baş edemez ve devlet yetkililerine şikayet eder.Devlet de yörükler için yerleşim kanunu çıkarır.Hem de toprağa bağlayıp vergi alacaktır.Yörükler bazen baş eğer,bazen isyan çıkarır.Son direniş 1862'de son bulur ve yörükler mecburen yerleşir.Manavlar bu sefer:"Gördünüz işte, inat ettiniz ama devlet daha büyük!" derler.Bazen yörük köylerine gidip yüzyılların hıncını çıkarırcasına yörüklerin ev yapmayı,ekip biçmeyi bilmemesiyle eğlenirler.Yörükler yerleşik hayata geçince adları diğerleri gibi "manav" olmaz.Yörüklükte direttikleri için adları yörük kalır.

İşte manavlarla yörüklerin birbirine mesafeli duruşu,kız alıp vermeyişi,kültürel ayrışması bundandır.Yoksa bazı art niyetli,Türkiye düşmanlarının söylediği gibi Manavlar yerli Rumların,Ermenilerin Türkleşmesiyle oluşmuş değildir.Bu Avrupalı devletlerin son ayrıştırma safsatasıdır.Nasıl olsa Türk Milleti tarihini az biliyor,az okuyor...Gaza çabuk geliyor...Kandır fırsatı varken...
BİLMEK LAZIMDIR.OKUMAK LAZIMDIR.


Günümüzde Batı Anadolu illerinde ve özellikle Balıkesir'de bu ayrışma hala bile görülebilir.Bunun nedeni geçmişteki yaşam farklılığıdır.Yoksa manav ve yörük arasında etnik bir ayrım asla yoktur.İkisi de Türkçe konuşur,ikisi de Türkmendir.Birbirleriyle yaşam farkı ve bu farklı yaşamların çoğu yerde çatışması nedeniyle bir husumetleri olmuştur.Bu yüzden birbirlerini ötekileştirmişlerdir.

Manavlarla yörüklerin birbirinden kız alıp vermeme meselesi yaşam farkındandır.Manav kızı kibardır,ağır işe gelemez.El işi yapar.Evde,köyde büyür.Yörük kızı dağ yaşamına alışıktır.Kırk okkalık tuz çuvalını sırtlanır,obaya kadar çıkarır,bana mısın demez.O şartlarda yetişmiştir.Manav kızı gidip de dağa,çadıra ayak uyduramaz.Yörük kızı da manava gelin gitse köy kızlarına katışamaz,dışlanır.Yaşam farkı çoktur.Bu yüzden kız alıp verilmemiştir.Yörükler yerleşik hayata geçince bu biraz aşılsa da geçmişten gelen yersiz önyargılar yüzünden buna karşı duran köyler olmuştur.Günümüzde böyle bir sorun hiç kalmamıştır.İlimiz bu sorunu ele alan koskoca bir Efsaneye de sahiptir: "HASAN BOĞULDU"

Yörük kızı Emine ile ovalı Hasan'ın aşkı ve yaşam farkı , alışkanlıklar yüzünden bunun hüsranla bitmesi...

Manav köylerimizin hemen hepsi çeşitli Türkmen boylarından hatta yörüklerle aynı boylardan gelmektedir.Sadece önce yerleşik hayata geçmelerinden dolayı daha köklü bir yerleşme kültürüne sahip olmuşlardır.Gerçi günümüzde yörük köyleri düzende ve temizlikte,yerleşme alışkanlıkları açısından birçok manav köyünü geride bırakmışlardır.Böyle bir fark yoktur.

MANAV ve YÖRÜK iki ayrı etnik grup değildir kesinlikle.Aynı aşiretten bile manav olan,yörük olan köyler vardır.Bu sadece yaşam tarzından doğan bir farktır.Bu böyle biline...

YERLİ BİZANS RUMLARININ TÜRKLEŞMESİNE GELİNCE: Sanıldığı gibi Anadolu'da köy yerleşimine sahip kalabalık bir Rum nüfusu olmamıştır.Anadolu'da "şehir devleti,site devleti" geleneğini sürdürmüşler,kasaba ve şehir merkezlerinde yoğunlaşmışlardır.Bugünkü manav ve yörük köylerinin yüzde doksanı sonradan Türkmen obalarınca sıfırdan kurulmuştur.Bazıları da Rumların yaşamakta olduğu şehir ve kasabalarda ayrı mahallelere yerleşmişlerdir.Aralarında evlilik çok az olmuştur.Rumlar Ortodoksluğun koyu temsilcileridir ve ne din değiştirme ne de müslümanlarla evliliğe sıcak bakmamışlardır.Müslüman olma olayları da çok münferittir.Tek tük olmuştur.Topluca islama geçme yoktur.Bazı düşünürlerin ve Avrupalının istediği ve bahsettiği gibi kalabalık bir Rum nüfusun islamlaşıp Türkleşmesi durumu yoktur.Böyle bir durum olsaydı günümüz Türkçesinde Rumca kelime sayısı bir Arapça kadar çok olurdu,bırakın kelimeyi, gramer kalıntıları,cümle kalıpları olurdu.Dil öyle kolay terk edilemez.

Kullanıcı avatarı
papalina
Yatak
Yatak
Mesajlar: 49
Kayıt: 09 Ara 2009, 20:12
İsim: Volkan Çakır
İletişim:

Re: MANAV-YÖRÜK FARKLILAŞMASI VE HER YÖNDEN İNCELENMESİ

Mesajgönderen papalina » 28 Eki 2010, 21:49

Harika bir yazı.Tek solukta okudum desem yeridir.Allah razı olsun.Balıkesire aşık bir Balıkesirli muhacir ( macır) kardeşin olarak özellikle benim de mensubu olduğumu sandığım Bulgaristan-Deli Ormandan gelme 93 macırları hakkında da bizimle birşeyler paylaşırsan çok bahtiyar olurm.Saygılarımla...


“Balıkesir Yöresi” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir