Kütahya Halk Eğitim Merkezi (2002)

2014 yılı ve önceki yıllara ait yarışma kayıtlarının yer aldığı bölümdür.
Kullanıcı avatarı
hazeliefe
Yatak
Yatak
Mesajlar: 69
Kayıt: 27 Şub 2011, 11:30
İsim: emre yıldız
Cinsiyet: Bay
Memleket: Aydın

Kütahya Halk Eğitim Merkezi (2002)

Mesajgönderen hazeliefe » 29 Mar 2011, 12:24

Kütahya Halk Eğitim Merkezi (2002)


Resim
Efenin torunu deden destur verdi miydi
Dağlar titrer ovalar dile gelirdi
Sözüne söz koyup da biat edilmedi miydi
Gövde önden gider, kelle yerden biterdi

Kullanıcı avatarı
Adı Aslı
Yatak
Yatak
Mesajlar: 27
Kayıt: 19 Eyl 2009, 19:34
İsim: AsLı Beyazıt
Cinsiyet: Bayan

Re: Kütahya Halk Eğitim Merkezi (2002)

Mesajgönderen Adı Aslı » 25 May 2011, 17:19

Son yıllarda izlediğim kütahya yöresi ile bağdaşmayan figürler görüyorum bu videoda. Oyun geleneğinin hangisi doğru şaşırmış durumdayım açıkçası.
Mesela sevgili Mehmet İzmirlioğlundan yıllardır bıkmadan usanmadan izlediğim, deli divane olduğum ferace zeybeği ile videoda solo yapan arkadaşın icra ettiği ferace zeybeği birbirinden çok alakasız. Evet sonuç olarak ferace aslında doğaçlama icra edilen ve oynayan zeybeğin yorum kattığı bir oyun türü lakin kalıpsal bazı figürleri olduğunu çok iyi biliyorum...
Çıra kestim zeybeğindeki kol açışlar dümdüz mesela, oysa kütahya yöresinin oyun tavrında kollar düz ve keskin değil arkaya açışlarda daha esnektir... sonuç olarak bu videoda izlediğim oyunlar gerçekten kütahya yöresi mi yoksa değil mi ikileme düştüm ve bilgimden şüphe ediyorum şuanda.
Eğer bu video doğruysa oyun olarak, bizim şimdilerde izlediğimiz kütahya yöresi tamamen yazma mı?
Dokuz yılda bir yörede bu kadar değişiklik ve yazma figür olur mu gerçekten, şaşkınım... ki kütahya yöresi bozulmamış, el değmemiş bir yöreydi benim gözümde... aslında bütün bunları sorgulamakta bu camiada, bu işin başındaki otoritelerin arasında ne kadar doğru bilemiyorum.

İşin geleneksel, günümüze aktarılan figürüyle oynanmayan oyun kaldı mı acaba?...

acsev2003
Yatak
Yatak
Mesajlar: 81
Kayıt: 26 Haz 2010, 10:55
İsim: Ali Sev
Cinsiyet: Bay

Re: Kütahya Halk Eğitim Merkezi (2002)

Mesajgönderen acsev2003 » 25 May 2011, 20:49

Paylaşım için teşekkürler. Feracede kıyı zeybeklerindeki figürler hakim gibi geldi bana. İlk eserde (delhadır başındayım ara sazı) oynanan oyun ise çok hoşuma gitti. 04:55'ten itibaren oynanan oyunun adı nedir?

Kullanıcı avatarı
Adı Aslı
Yatak
Yatak
Mesajlar: 27
Kayıt: 19 Eyl 2009, 19:34
İsim: AsLı Beyazıt
Cinsiyet: Bayan

Re: Kütahya Halk Eğitim Merkezi (2002)

Mesajgönderen Adı Aslı » 26 May 2011, 12:05

ferace zeybeği bitiminin ardından yani 4:55 itibariyle çıra kestim zeybeği oynanıyor...

Kullanıcı avatarı
bayezid
Yatak
Yatak
Mesajlar: 71
Kayıt: 10 May 2009, 22:04
İsim: Rıdvan YAVAŞ
Cinsiyet: Bay
Memleket: Balıkesir
Yaşadığı Şehir: Balıkesir

Re: Kütahya Halk Eğitim Merkezi (2002)

Mesajgönderen bayezid » 26 May 2011, 12:23

Hisarlı Ahmet'in oğlu Mustafa Hisarlı Ferace diye bir zeybek olmadığını, uydurma olduğunu bazı yazılarında söylemişti.

Kütahya da da Muammer Tezcan dışında nedense kimse oynamıyor. Muammer Tezcan da bu zeybeği Hisarlı Ahmet den 15 saniye gözlemlemiş.

Demek ki yukarıdaki ferace zeybeği, oyunun yazıldığı ilk yıllara denk geliyor ki performansı yeterince iyi değil.
Kara kara kazanlar,
Kara yazı yazanlar,
Cennet yüzü görmesin,
Aramızı bozanlar.

acsev2003
Yatak
Yatak
Mesajlar: 81
Kayıt: 26 Haz 2010, 10:55
İsim: Ali Sev
Cinsiyet: Bay

Re: Kütahya Halk Eğitim Merkezi (2002)

Mesajgönderen acsev2003 » 26 May 2011, 19:50

Ben de Mustafa Hisarlı'nın ferace zeybeği gereği gibi oynanmıyor şeklindeki eleştirisini duydum. Feracemin ucu sırma halk müziği içinde zeybek türüne girmekle birlikte oyunu olup olmadığına açıklık getirilmeli bence. Çünkü hiç bir yörede görülmeyen karakteristik tavırlar var. Benim en sevdiğim zeybek oyunlarından biri.

Kullanıcı avatarı
aseymen
Yönetici
Yönetici
Mesajlar: 1536
Kayıt: 03 Haz 2008, 22:59
İsim: Kadir F. Dansman
Cinsiyet: Bay
Memleket: Ankara
Yaşadığı Şehir: İstanbul

Re: Kütahya Halk Eğitim Merkezi (2002)

Mesajgönderen aseymen » 26 May 2011, 20:07

benim bildiğim halkoyunları camiası bunu çok sesli dile getirmesede genel inanış bu oyunun yazma bir oyun olduğu yönünde. hatta daha eski kütahya ekiplerine doğru gittiğinizde ortaya çıkan görüntülerde bu kanaati destekler mahiyette. bir tarihe kadar hiç yok , sonra birdenbire sembol oyun haline geliyor olması ,aslinda hep vardi sonradan derlendi iddiasını biraz havada bırakır mahiyette.
Ancak tahmin ettiğimiz üzere oyun sonradan yazılmışsa , yazan o kadar güzel yazmış ki , iyi ki yazmış diyoruz .
Koç gibi meydanlarda dönenlerdeniz
Biz vatan uğruna ölenlerdeniz

Kullanıcı avatarı
Adı Aslı
Yatak
Yatak
Mesajlar: 27
Kayıt: 19 Eyl 2009, 19:34
İsim: AsLı Beyazıt
Cinsiyet: Bayan

Re: Kütahya Halk Eğitim Merkezi (2002)

Mesajgönderen Adı Aslı » 28 May 2011, 13:45

Benim izlerken en çok keyif aldığım ve her seferinde, her izlediğimde başka başka anlamlar yüklediğim tek oyundur Ferace Zeybeği. Büyük üstad Muammer Tezcan'ın, ustası Hisarlı Ahmet' den öğrendiği ve kendi yorumuyla da geliştirdiği bu oyun, gerçekte yazma bir oyun olsa bile Kadir hocamın da söylediği gibi iyi ki yazılmış dedirtiyor insana...

Hisarlı Ahmet 1908 - 1984 yılları arasında yaşamış, hayatını Kütahya yöresi türkülerine adamış, yazmış-bestelemiş ve hatta yazmakla kalmayıp birde yorumlamış çok değerli bir halk ozanıdır.

Çok zaman önce izlediğim bir videoda Hisarlı Ahmet bizzat kendisi yorumluyordu bu güzel oyunun türküsünü ve o kısık sesiyle ekliyordu “oyunu da güzeldir” diye anımsıyorum. Hatta ve hatta okuduğum bazı kaynaklarda, delikanlılık dönemlerinde, arkadaş sohbetlerinin yapıldığı, örf ve geleneklerin yaşatıldığı Gezek’ler de öğrenip çalmaya başladığı ve sonrasında kendisinde yaşam biçimi haline dönüşen bağlamasının, Ferace türküsünü yazdıktan sonra daha coşkulu bir tavra büründüğü anlatılıyor kendi dilinden. Demek ki kendisi de o kadar severek yorumlamış ki bu türküyü, keyifle izlediğimiz bu müthiş oyun çıkmış ortaya.

Muammer amcanın bu oyunu, Kütahya da Hisaraltı denilen yerde bizzat Hisarlı Ahmet’ den öğrendiği ve yıllar içinde onunla bütünleştiği için kendi yorumunu kattığı çok açık.
Ne olursa olsun, bütün okuduklarımız uydurma, bu müthiş oyun yazma ve birkaç yıllık tarihe sahip bile olsa, Kütahya geleneksel tavrıyla o kadar örtüşüyor ki, sahip çıkmak ve gelecek kuşaklara aktarmak gerektiğini düşünüyorum.

Yıllarını halk oyunlarıyla geçirmiş bir oyuncu, bir temsilci, kültür mirasçısı ve bu oyunun hayranı olarak, halk oyunlarını aşılamaya başladığım yeğenlerime bizzat anlatarak öğrenmelerini sağlayacağım bu kültürü, benim payıma düşen bu çünkü…


“Arşiv” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir